|
KİTABIN ÖZETİ
Kıbrıs Sorunu adlı kitap; Yunanistan'ın bağımsızlığı, Megalo İdea
ve Enosis düşüncesi, Kıbrıs'ın tarih içindeki konumu, Bağımsız Kıbrıs,
Bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne doğru, ekonomik durum,
siyasal ortam ve araçların durumu, konunun uluslar arası boyutu,
çözümü etkileyen faktörler üzerinde bir değerlendirme konu başlıkları
altında sekiz bölümden oluşmaktadır.
Birinci bölümde; Yunanistan'ın bağımsızlığı, "Megalo İdea",
"Enosis" kavramları ele alınarak incelenmiş, aralarındaki
bağ ve ilişki ortaya konarak Yunanistan'ın kurulduğu günden bugüne
kadar, bugün de dahil sürekli olarak yayılmacı politika izlediği
ve bu politikasını "Megalo İdea" düşüncesi etrafında yönlendirmeye
çalıştığı, Balkanlarda geçmişte ve günümüzde yaşananların, Anadolu'da
yaşananların ve Kıbrıs'ta yaşananların Yunanistan'ın yayılmacı politikası
ile doğrudan ilişkisi vurgulanmıştır.
Yunanlı kelimesi ile "Eski Yunan Uygarlığı" çağrışım yapsa
da, günümüz Yunanlılarının "Eski Yunan Uygarlığı" ile
uzaktan ve yakından bir ilgisinin olmadığı, eski Yunanlıların ya
da "Kadim Yunanlılar"ın M.S. 146'da Roma İmparatorluğunun
Korent'i işgal ve tahrip etmelerinden sonra tarihten silindikleri,
eski Yunanlıların M.S. altıncı yüzyılda dağınık olarak kurulan küçük
Kent Devletleri'nde yaşadıkları, gerçek anlamda bir devlet kuramadıkları,
birbirleri ile daima düşmanca bir ilişki içerisinde oldukları, önce
İskender'in daha sonra Romalılar ve Bizanslıların hakimiyetine girdikleri
belirtilmiştir.
Kuzeyden ve batıdan Yunan yarım adasına akan Slav, Arnavut ve Ulah'ların
bölgeye yayıldıkları, Haçlı Seferleri sırasında bu toprakların Bizans'tan
alınarak parçalandığı ve Avrupalı feodal derebeyleri ile Kontlara
dağıtıldığı, bugünkü Yunanlıların dedelerinin yaklaşık olarak 250
yıl Avrupalı efendileri için esir olarak çalıştığı ve 1454 yılında
Osmanlı Devleti'nin Yunan yarım adasına sahip olduğunda burada yaşayanların
esaretten kurtarılarak toprak dağıtıldığı ve mülk sahibi yapıldığı
ifade edilmiştir.
Ayrıca, Yunanlı olmanın bir ırka mensup olmak anlamına gelmediği,
Ortodoksluk mezhebi çatısı altında toplanmış çok farklı ırk ve milletin
karışımı anlamına geldiği, Kilise ve politikacılara göre Yunanlı
olarak kabul edilmek için Ortodoks Kilisesi'nin bir üyesi olmanın
yeterli olarak kabul edildiği ve bu kadar farklı milleti bir arada
tutan şeyin de "Megalo İdea" olduğu belirtilmiştir.
İkinci bölümde; Kıbrıs'ın tarih içindeki konumu incelenmiştir. Bu
incelemede; Ada'daki Türk varlığının toplum ve kültür olarak Rum
varlığından önce Ada'da yerleşmiş olduğu tespiti yapılarak Yunan
ve Rum varlığının Adanın tek hakim unsuru olmadıkları ortaya konmuştur.
Üçüncü bölümde; 1960 Londra ve Zürih Antlaşmaları'na dayanarak Kıbrıs
Cumhuriyeti'nin kuruluşu, Türk ve Rum Toplumlarının Kıbrıs Cumhuriyeti'ne
bakış açıları ve Enosis'i gerçekleştirmek için Rumlar tarafından
girişilen örtülü ya da açık hareketler sergilenmiştir.
Dördüncü bölümde; Kıbrıs Barış Harekatı'ndan sonra Kıbrıs Devletini
sinsice ele geçirerek kullanan Rumlar ile Türk toplumu arasında
yapılan anlaşmalar, görüşmeler ve nihayet K.K.T.C.'nin kuruluşuna
kadar yaşanan olaylar incelenmiştir.
Beşinci bölümde; Rum ve Türk tarafındaki ekonomik gelişmeler incelenerek
Rum tarafında sağlanan ancak Türk tarafında gerçekleştirilemeyen
ekonomik gelişmelerin her iki taraf açısından değerlendirilmesi
yapılmıştır.
Altıncı bölümde; siyasal ortam ele alınarak incelenmiş, sorun hakkında
her iki tarafta yer alan siyasi partilerin değerlendirmesi yapılmıştır.
Yedinci bölümde; bir türlü uzlaşmaya varılamayan Kıbrıs konusunda;
uzlaşmaya varılamamasının görünürdeki nedenleri ile gerçek nedenleri
ortaya konmuş, asıl amacın; Kıbrıs'ta Türk varlığının ortadan kaldırılması,
Türk toplumunun azınlık statüsüne düşürülerek asimile edilmesi ve
sonunda Enosis'in gerçekleştirilmesi olduğu vurgulanmıştır.
Sekizinci bölümde; çözümü etkileyen faktörler üzerine bir değerlendirme
başlığı altında, Kıbrıs sorununda, Türkiye ve Yunanistan ile Kıbrıs
Rum ve Türk Toplumlarının sorunun tarafları olarak göründüğü, ancak
asıl sorunun bu görüntünün arkasında, tarihin derinliklerinden gelen,
Batı'nın; özellikle bugün Avrupa Birliği içinde toplanmış olan devletlerin
Anadolu ve Kıbrıs'ta Türk varlığını bir millet ve bir devlet olarak
görmeyi içlerine sindirememelerinden kaynaklandığı, bu maksatla,
Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyo-kültürel zenginliğini, kendi siyasi
gelecekleri ve konumları için kullanarak parçalama çabaları içerisinde
oldukları değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda; Avrupa Birliği Türkiye ilişkileri, Almanya'nın Avrupa
Birliği içerisindeki konumu, Avrupa'nın Türkiye'den ve Kıbrıs'tan
beklentileri ve uzun yıllardan beri Kıbrıs sorununun çözülememesinin,
Türkiye'nin Avrupa Birliğine alınmamasının gerekçeleri incelenmiştir.
Kıbrıs Sorunu üzerinde durulan kitabın incelenmesinin konu ile ilgili
geçmişteki, günümüzdeki ve gelecekteki gelişmeleri kıymetlendirmemize
ışık tutacağı değerlendirilmektedir.
|