| Kitabın Adı | Berlin- Bağdat Alman Emperyalizminin Türkiye'ye Girişi |
| Kitabın Yazarı | Prof.Dr.Rothar RATHMANN |
| Yayınevi ve Adresi | Belge Yayınları, İstanbul |
| Basım Yılı | 1982 |
|
KİTABIN ÖZETİ Bu eser, Alman emperyalist yayılma siyasetinin geçmişte ve gelecekteki boyutlarını, bu güne kadar gözden kaçırılmış gizli belgeler ışığı altında gözler önüne sermektedir. Bildiğimiz gibi Almanya diğer Avrupa devletlerinden farklı olarak ulusal birliğini 19 ncu Yüzyıl sonlarına kadar kuramamıştı. 1871 yılında ulusal birliğini kurduğunda ise Dünya, Avrupa'nın diğer büyük devletleri tarafından nüfus bölgelerine ayrılmış durumdaydı. Almanya kısa sürede sanayisini geliştirdi; fakat ne ürettiklerini satacak bir pazarı ne de yeteri ham madde kaynakları vardı. Bu sıkıntıyı aşmak için sömürebilecek topraklar arıyordu. Tam bu sıralarda Osmanlı imparatorluğu geniş toprakları ve güçsüz yönetimi ile herkesin iştahını kabartmaktaydı. Ayrıca Osmanlı'nın varlığını İngiltere ve Rusya arasındaki hassas dengeleri kullanarak devam ettirme siyaseti de iflas etmek üzereydi. Geleneksel dostu İngiltere artık onun toprak bütünlüğünü koruma siyasetini bırakmıştı. Osmanlı imparatorluğunun kendisine yeni bir hami aradığı bu yıllarda Almanya da kara Avrupa'sının en güçlü devleti olarak kendisini göstermeye başlamıştı. İkinci Abdülhamit'in tahta geçmesiyle birlikte Alman-Türk ilişkilerinin
gelişimi hızlı bir ivme kazandı. Almanya'nın Osmanlı İmparatorluğunu
bir sömürge haline getirme politikası üç ayaklıydı. Bunlar; Alman
finans devi Deusthe Bankın faaliyetleri, Alman silah devi Krupp
şirketinin faaliyetleri ve Türkiye'ye gelen Alman askeri heyetinin
faaliyetleriydi. Alman-Türk ilişkilerinde 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı bir dönüm
noktası oldu. Bu tarihten sonra İngiltere'den tamamen ümidini kesen
Osmanlı hızla Almanya'ya yakınlaştı. Osmanlı İmparatorluğu gerek asker sevkiyatında kullanmak gerekse
bu hattın geçtiği bölgelerdeki vergi gelirlerini arttırmak için
bu demiryolunun yapılmasını istiyordu. 1897 Osmanlı-Yunan savaşında
da demiryollarının önemini gören Osmanlı yöneticileri bu hattın
yapılması için sabırsızlanmaktaydı. İngiltere'nin desteği ve izni olmadan bu projenin gerçekleşmesinin imkansız olduğunu gören Deutshe Bank yöneticileri verdikleri çeşitli ödünlerden sonra 1914 yılının Haziran ayında onları da projeye ortak etmek suretiyle Bağdat demiryolu hattının önündeki son engeli de kaldırdılar. Ancak çok kısa süre sonra savaş başlayınca bu rüya da tarihe gömülmüş oldu. 1914 yılı Haziranına kadar aşağıdaki hatlar işletmeye açılmıştır. Bulgurlu - Ulukışla (38 Km.) Sonuç olarak eser, Almanya'nın, içinde bulunduğu durumdan da yararlanarak Osmanlı İmparatorluğunu nasıl kendi amaçları doğrultusunda kullandığını ve çıkar sağladığını açık olarak ortaya koymakta ve tarihe ışık tutmaktadır. |
|