| Kitabın Adı | İyi Düşün Doğru Karar Ver |
| Kitabın Yazarı | Doğan CÜCELOĞLU |
| Yayınevi ve Adresi | Sistem Yayıncılık-Sistem Apartmanı, No:4 Beyoğlu/İstanbul |
| Basım Yılı | 1997 |
|
KİTABIN ÖZETİ Doğan Cüceloğlu, diğer eserlerinde olduğu gibi bu yapıtında da insanın mutlak mutluluğa erişmek için, toplumun dikte ettiği verimli birey olmaktansa etkili yaşam sürmenin gerekliliğini vurgulamıştır. Kitap verimli birey ile etkili yaşam kavramları etrafında yazarın hayat felsefesini okuyucuya aktardığı bir araçtır. Yazara göre gerçek mutluluğa ulaşmanın yolu etkili yaşam sürmekten geçer. Toplum tarafından dikte ettirilen bir hayatı sürmek özellikle yaşamın ilerleyen yıllarında mutsuzluk gibi önceden kestirilemeyen kötü etkilere sebep olabilir. Hikayenin iki ana kahramanı Timur ile Yakup Bey'dir. Yazar genel olarak bu iki karakterin arasındaki iletişim vasıtasıyla okuyucuya ulaşmaktadır. Bu iki ana karakterden yazarın sağduyusunu Yakup Bey; hitap ettiği, etkilemeye çalıştığı halk kitlesinin örneğini ise Timur canlandırmaktadır. Timur eleştirel düşünceye, yeniliğe, öğrenmeye açık, kendini gerçekleştirmeye çalışan bir üniversite öğrencisidir. Konu aşağıda verildiği gibidir: Kitabın ana kahramanlarından biri olan Timur, kız arkadaşından
ayrılmıştır. Sevdiğinden ayrıldığı, üzüntülü olduğu bir günün sonunda
olgun ve sevecen bir bilge kişi olan Yakup Bey'le karşılaşır. Yakup
Bey hayatında sağduyusunun sesini dinlemiş, kısa dönem hedefleri
gerçekleştirme yerine gerçek mutluluğun etkili bir yaşam sürmekten
geçtiğine inanmış, kendi dünya görüşüne şekillendirmiş etkileyici
bir kişiliğe sahiptir. Gelişmiş insan paradigmasına sahip olduğundan
dolayı da mutludur. Yazara göre gelişmiş insan paradigmasına sahip
olan insanın mutluluğunun kaynağı içindedir. Yağmur yağmış ya da
hava güneşli olmuş, onlarca pek fark etmez; çünkü davranışlarının
temelinde biliçli kararları ve bilinçli kararların temelinde de
inandıkları temel ilkeler yatar. Yakup Bey, Timur'a "etkili yaşam" konusundan bahseder. "Etkili yaşam", inandığı ilke ve değerleri günlük yaşamında davranışlarına yansıtabilen insanın yaşamıdır. İnsanın etkili yaşayabilmesinin mümkün olabildiği ve gerçek mutluluğun ancak etkili yaşamla ulaşılabileceği gerçeği kitabın ana temasıdır. Bu konuda yazar Yakup Bey vasıtasıyla bütün okuyucularına etkili yaşamın altın kurallarını açıklamaktadır. Daha sonra Yakup Bey gelişmiş insan paradigmasının temel varsayımını anlatır. Kişi ister kara cahil olsun ister eğitim görmüş olsun, ister Türkiye'de ister Japonya'da büyüsün, ister Müslüman isterse Budist olsun, hatta ister kadın isterse erkek olsun bütün insanlar için geçerli temel kurallardan bahseder ve insanın kendi doğasını yansıtan temel ilkelere uyarak, ahenk içerisinde yaşadığı zaman, doğal özü ile uyumlu olacağından, psikoljik yönden gelişeceğini anlatır. Psikolojik yönden gelişen, dengeli ve doyumlu insanlar mutludurlar ve mutlu insanların kurmuş olduğu dünyada barış egemen olur. Yazara göre, doğal ilkere uyulmadan yaşandığı zaman kişi özünü bulamaz ve kalıplara sokulan kişi kendine yabancılaşır. Özüne yabancılaşmış insan, psikolojik açıdan gelişemez. Psikolojik yönden gelişmemiş, dengesiz, doyumsuz ve mutsuz insanlardan oluşan toplum kalıplaşır ve stresli olur. Bu nedenle temel ilkere uymayan bireylerden oluşan toplumun gelişmesi zamanla durur ve çöküş başlar. Temel ilkelerden birisi hakkaniyet ilkesidir. Hakkaniyet ilkesinden eşitlik ve adalet kavramları doğar. Hakkaniyet tanımlarının kullanıldığı bağlamlar kültürden kültüre farklı olabilir. Ancak bu kavram her kültürde vardır ve özde değişme yoktur. Diğer temel ilkeler ise kişinin kendi kendini aldatmaması, inandığı değer ve ilkeler çerçevesinde yaşamak anlamına gelen "kişisel bütünlük"; kişinin düşündüğünü, hissettiğini davranışlarına aktarırken bir zamandan diğer zamana , bir ortamdan diğerine değişmeden süreklilik göstermesini ifade eden "tutarlılık"; yukarıdaki üç karekteristik özelliği yaşamında içerikleştiren insan anlamına gelen "dürüstlüktür". Modern hayatta kendi benliği ile dış dünya arasında bu gibi çelişkileri
hemen hemen her insan yaşamaktadır. Bu kitap ortaya koyduğu çözüm
ve yaklaşım metodları yönüyle hemen her gruptan okuyucuya hitap
etmektedir. Arayış içinde bulunan okuyucular bu eserde kendilerini
bulacaklardır. |
|