|
KİTABIN ÖZETİ
Bu kitapta Atatürkçülük ve Türk devrimi hakkında genel bilgiler
verilmektedir. Toplumların karanlık günlerinde ihtiyaçları olan
yüksek fikir ve hedeflerin toplumca anlaşılması, kavranması ve değerlendirilmesi
amaçlanmıştır.
20. yy insanlığın yeni oluşumlarının şahidi olmuştur. Öyle ki yazarın
da belirttiği gibi teknolojik ve bilimsel gelişmeler dünyanın gelecekteki
rotasını belirlemekte en belirgin etken olmakla beraber, tüm dünya
halklarını küresel anlamda bir bütün haline getirmektedir.
Toplumun değişen koşullarına, yeni kurallar gerekmekte yeni hayat
şartları yeni düzen ihtiyaçları duyulmaktadır. Ortaçağ, yeniçağ
ve yakınçağın ardından modern çağın sesi yükselmektedir ve bunun
sonucudur ki yeni bir toplum düzeni içinde yeni bir insan ufku görünmektedir.
İnsanlığın tarihi insana yeni değerler kazandırmaya yönelik olmuştur.
Modern çağın insanı, insana en çok insani değerlerin verildiği çağdır.
Türk Devrimi ise 20. yy'ın en önemli olaylarındandır. Devrimle yeni
ve modern bir devlet kurulmuştur ve yine bu devrim Türk insanının
zekâsını insanlığın hizmetine sunmuştur. Sonuç olarak, Türk Devrimi
toplum ve devlet hayatına çok yeni olgular kazandırmıştır. Ayrıca
siyaset bilimi de bu hareketten payını almıştır, yani siyasette
de bir çok yeniliğe sebebiyet vermiştir. Bunun yanında, Türk Devriminin
en büyük özelliği yeni bir hümanist akımı dile getiriyor olması
ve hümanizme yön vermesiydi. 21. yy'da insanlığın daha çok özgürlüğe
ihtiyacı vardır ve bundan dolayı Atatürk ilkelerini daha dikkatli
incelememiz gerekmektedir.
Asya ve Avrupa'nın, eski ve yeni dünyanın karşılıklı mücadelesi
Türk Toplumu üzerinde de etkisini göstermektedir. Türkiye yalnız
başına bunalımın ortasında değildir. Bunalım bütün insanlığı tehdit
etmektedir ve bu bütün insanlık için tehlike oluşturmaktadır. Bu
bunalımdan kurtulmanın yolu ve çaresi, insana, insanlığa yeni bir
güç kazandırmak olacaktır. İnsanı daha çok insanlaştıran yeni şartlar
hazırlamak, bilim adamlarının olduğu kadar toplumlara yön veren
büyük adamların yani dâhilerin görevidir.
Türk Devriminin temel ilkeleri başka bir deyişle Atatürkçülük incelendiğinde,
çağımıza yeni bir anlayışla baktığı saptanmaktadır. Özgür insan,
Atatürkçülüğün baş amacıdır. Modern çağın insanının, toplum içinde
değeri belirlenirken Atatürkçülük bir örnek ve model oluşturacaktır.
Bu sistemin dayandığı temel fikirler gelecekte de toplumlara yön
veren prensipler haline gelmiştir. Aslında Atatürkçülük millî mücadele
ve millî mücadele sonrası yapılan kökten değişikliklere dayanmaktadır.
Atatürk'ün bu sistemdeki en büyük rolü ise sistemin fikir yönünden
hazırlayıcısı ve yöneticisi, aksiyon bakımından da yürütücüsü ve
yapıcısı olmasıdır.
Atatürkçü Düşünce Sistemi diğer özelliklerinin yanında, akıl ve
mantığa dayalı olmasıyla da bilimsel bir düşünce sistemidir. Bu
yönü, Atatürkçülük ve Türk Devriminin somut olma özelliğini ortaya
koymaktadır. Zaten yazarın da belirttiği gibi, bu düşünce sisteminin
tarihteki benzerlerinden en önemli farklarından bir tanesi, günlük
hayatın her safhasına uygulanabilir, değişen durum ve koşulların
gereksinimlerine cevap verebilir olmasıdır.
Günümüzde, daha önceki zamanlarda kabul gören bir çok düşünce
sisteminin çökmüş olması bunun en güzel kanıtı olsa gerek. Ayrıca
Atatürkçülük insana verdiği değerle de diğer sistemlerden ayrılmaktadır.
Diğer bir çok sistemde insanlar araç olarak kullanılmışken Atatürkçülük,
insanı tek amaç olarak ele almıştır.
Kısaca, Atatürkçülük, Türk Devriminin sistemleşmiş fikir gücü
ve geleceğe bakan yönüyle de, ülküsüdür.
|