| Kitabın Adı | Güçlü ve Başarılı Bir İnsan Olmak |
| Kitabın Yazarı | William Thourlby |
| Yayınevi ve Adresi | Form Yayınları, İSTANBUL |
| Basım Yılı | 1994 |
|
KİTABIN ÖZETİ : Bu kitabın amacı, başkalarında size karşı bir güven duygusu yaratan kibar bir is tavrının ve görünümünün nasıl oluşturulacağını öğretmektir. Böylece siz, mesleğinizde en fazla zirveye ulaşma şansı veren tarzı geliştirebilirsiniz. Burada yer alan basit teknikler, uygulandıklarında başarıya giden yolda size yardım edecek ve güçlü, zengin insanların imajlarını korumak için kullandıkları "sessiz" sembolleri ve görsel ipuçlarını yakalamanızı sağlayacaktır. Bu kitapta gösterilmeye çalışılan şey, dış görünümle güç elde edebileceği ancak bunun yeterli olmadığıdır. Dış görünümün mutlaka, iş dünyasında ve toplumda kendini uygun bir sunma şekli ile desteklenmesi gerekmektedir. Kibar tavırlar; iyi terbiye, zeka ve eğitim, toplum ve işle ilgili şartlara hassas olmanın göstergesidir. Uygun dış görünüm ya da giysi, kapıdan geçmenizi sağlar. Yerinde tavırlar ve görgü kuralları, bir yere ait olduğunuzu gösterir. Aslında bir çoğumuz, burada bahsedilen şeyleri zaten biliyoruz, ama genellikle bunların öneminin farkında değiliz. Başarılı insanların çoğu, düzgün görünüm ve görgü kurallarının,
doğru kullanıldığında sadece hayatta kalma mücadelesinde güç vermekle
kalmayıp, yukarı doğru tırmanmada gerçek bir avantaj sağlayan kişisel
ilişkileri kolaylaştırdığını çabuk kavramışlardır. Kişinin, bu becerilerin
hepsini genç yaşlarda gerçekleştirmesi mümkün olmayabilir. Kaybedilen
süreci telafi etmek her zaman mümkündür. Bu kitap başarmak için
çalışmaya hazır olanlar ve kazanan bir tavır isteyenler için sosyal
beceriler ve görgü kuralları kursu sayılabilir. Bu kitap sizi diğerlerinden
ayıracak farklı bir kibarlığın formülünü vermektedir. "Hayat ne hakkındadır?" sorusuna verilebilecek en ikna edici cevap, bunun hiçbir cevabı olmadığıdır. Hayat bir soru değildir, aslında deneyim biçiminde yaşadığımız bir dizi olaydır. Yaşadığımızı öğrenir ve bu tecrübeyi ele alışımıza göre biçimleniriz. Hayat dakika dakika, saat saat ve gün gün kendin yap tecrübesidir. Kendi hayatımız için sorumluluk alacak ve biçimlendirmeyi deneyeceksek, şu gerçeği anlamalıyız; "bu benim işimdir". Bunun işimiz olduğunu bir kez anladığımızda (hayatımızın kıvrımlarını, köşelerini, uçurumlarını idare etmek), ikinci becerilerimizi ve araçlarımızı sürekli geliştirmenin ve yükseltmenin sorumluluğumuz olduğu sonucuna ulaşırız. Bu aynı zamanda sürekli olarak önceki varlığımızın çeşitli yönlerini bırakmamız demektir. Bunda başarısız olursak, yeni durumlara uyum sağlamak için eski davranış kalıplarımızı kullanarak, katı ve hoşa gitmeyen bir insan olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırız. |
|