|
KİTABIN ÖZETİ :
Özel ve iş hayatımızda başarılı olmak için zamanı nasıl verimli
kullanabiliriz? Bunun için çeşitli tavsiyeler içeren bu kitap, 6
bölümde zamanı nasıl kullanacağımızı ve zaman yönetimini nasıl yapacağımızı
anlatmaktadır.
"Az Bulunan Bir Kaynak: Zaman" ismini verebileceğimiz
1' nci bölümde, hepimizin sahip olduğu zamanın aynı olduğu, ama
bunun pek az insan için yeterli olduğu, öyleyse sorunun zamanda
değil bizde olduğu, yani sorunun ne kadar vaktimiz olduğunda değil,
sahip olduğumuz süre içinde neler yaptığımızda olduğu anlatılmıştır.
Ayrıca, zamanı nasıl harcayabileceğimize kendimizin karar verebileceği,
tıpkı öteki kaynaklar gibi zamanı da etkili biçimde değerlendirebilir
veya boşa harcayabilir bir kaynak olarak düşünülebileceği bu kitapta
yazar ve danışman Drucker tarafından şu sözleri ile açıkça ortaya
konmaktadır : "Zaman en az bulunan kaynaktır. Eğer doğru yönetilmiyorsa,
hiçbir şey yönetilmiş sayılmaz." Buradan şu değerlendirmeye
ulaşılıyor: Aslında insan zamanı yönetmez, yönetemez! Çünkü, akrep
ile yelkovanın hareketi bizim yönetimimizin dışındadır. Bunlar,
durmaksızın hareketlerini devam ettirirler ve zaman daha önceden
kararlaştırılmış bir hızla akıp gider. Önemli olan husus, zamanı
yönetmek değil, kendimizi zaman içerisinde yönetebilmektir.
"Kendimizi Yönetebilme" olarak adlandırabileceğimiz 2
nci bölümde, zaman yönetiminde asıl geçerli olanın, insanın kendi
kendisini yönetmesi olduğu, bunun için de zaman içerisinde kendisine
yol gösterecek aracın bir zaman programlama çizelgesi olduğu, yani,
sabah yataktan kalkışı dahil, akşam o yatağa tekrar girene kadar
yapacağı ve hatta karşılaşabileceği tüm hususların yer aldığı bir
zaman çizelgesi yapması gerektiği anlatılmıştır. Bir yönetici kendisine
zaman kaybettirdiğini düşündüğü alışkanlıklarından vazgeçmek için,
yani, zamanı doğru olarak yönetmek için bir zaman çizelgesine şu
basit kuralları sıralamış :
1. İşleri sürüncemeye bırakan nedenleri tespit edip, her bulduğun
nedeni bertaraf et.
2. İşleri önem sırasına göre düzenle ve problemleri sırayla hallet.
3. Kendine zaman sınırı koyma.
4. Zor problemlerden kaçınma.
5. Emin olana kadar erteleme huyundan vazgeç. Mükemmelliği ara.
"Planlama" olarak isimlendirebileceğimiz 3' ncü bölümde,
Victor Hugo'dan alınan şu alıntı, planlamanın zaman yönetiminde
oynadığı rolü çok güzel anlatmaktadır :" Her sabah o günün
işlerini planlayan ve bu plana uyanlar, yoğun bir günün labirenti
arasında kendilerine bir yol bulup geçmiş olurlar. Ama bir plan
yapılmadan zamanın düzenlenmesi sadece şansa bırakıldığında kaos
yavaş yavaş egemenliğini kurar." Planlama; nereye gitmek istediğini
ve oraya nasıl ulaşacağını mantıklı bir biçimde önceden kararlaştırmaktır.
Ayrıca, bu bölümde insan doğasının planlama kavramı ile bağdaşmadığı,
ancak planlama yapmadan da aceleye getirilen bir işten istenen verimin
alınamayacağı anlatılmıştır.
"Kendimizi ve İşlerimizi Düzenleme" olarak isimlendirebileceğimiz
4' ncü bölümde, yöneticinin verimini artırabilmek için kendisinin
çalışmasını engelleyecek sesleri asgari düzeyde tutacak şekilde
denetim altına alması, bir başka deyişle düzenlemesi gerektiği,
çalışma ortamında kendisini rahatsız eden fiziki etkenleri de (rahatsız
eden koltuklar, loş ışıklar,...gibi) denetim altına alması, ayrıca
zaman yönetimini okuması gereken dosyalar, notlar için aşağıdaki
unsurları yerine getirdiği takdirde düzenleyebileceği anlatılmıştır
:
1. Her satırı okurken başınızı soldan sağa çevirmeyin,
2. Sözcükleri okurken ağzınızı oynatmayın, yüksek sesle söylemeyin,
3. Tekrar tekrar okumayın,
4. Okuma açınızı sözcük gruplarına genişletin,
5. Kitabı okurken, içindekiler bölümüne göz atmayı unutmayın,
6. Yazarı ve üslubunu tanımaya çalışın
"Çalışmamızı Aksatan Dış Etkenler" olarak adlandırabileceğimiz
5'nci bölümde, çalışma yaparken hata oranımızı asgari seviyede tutmak
için bizi engelleyebileceğini düşündüğümüz dış etkenleri ve bunları
zamanı boşa harcamadan nasıl bertaraf edebileceğimiz anlatılmıştır.
Örneğin, ziyaretçiler için, bir randevu saati planlamasının olması,
ziyaret saatinin sınırlı olması; yönetici mutlaka telefona hükmetmeli,
onun kölesi olmamalıdır, bir sekreter en uygun çözümlerden birisidir;
toplantıların sonuçlarının kısa zamanda hayata geçirilmesi, toplantıların
verimli birer uygulama olmasında en önemli etkenlerden birisidir.
Sonuç olarak 6' ncı bölümde, karar vermenin zaman yönetiminde en
güçlü silah olduğu, bu silahın ne kadar doğru kullanılırsa o kadar
etkin olacağı Charles Flory'nin " En büyük zaman hırsızı, kararsızlıktır
" sözüyle açıkça belirtilmiştir. Yazarın kitabı, okuyanlarda
her zaman kullandıkları, ama bu kitabı okuduktan sonra bir daha
kullanmıyacakları bir sözcük grubuyla ilgili iddiasıyla sona eriyor.
"Eğer zamanım olsaydı........"
|