| Kitabın Adı | Popüler Kültür Ve İletişim |
| Kitabın Yazarı | Korkmaz ALEMDAR - İrfan ERDOĞAN |
| Yayınevi ve Adresi | Ümit Yayıncılık Ltd.Şti Konur Sok. 27/1 06640 Kızılay/ANKARA |
| Basım Yılı | 1994 |
|
KİTABIN ÖZETİ : Yazarlara göre Türkiye popüler kültür araştırmaları açısından oldukça zengin bir ülkedir. Son zamanlara kadar yaygın olan "kıraathane, yakın komşuluk, tanrı misafirliği, misafirlik" kavramları yavaş yavaş ortadan kalkmış yerine medyanın etkisi ile sokak sporları, bol resimli dergiler gelmiştir. Ayrıca ülkemizin kültür mirası içinde bulunan Alevilik, Bektaşilik, türbeler, Yunus Emre gibi unsurlarında incelenmesi gerektiği belirtilmektedir. İrfan ERDOĞAN ve Korkmaz ALEMDAR kitaplarında hiç aklımıza gelmeyen
popüler kültür örnekleri vemişlerdir: Eğlence ve yarışma programları,
çizgi filimler, giysiler, oyuncaklar, bayramlar ve tatiller, ve
spor. Bu anlayış reklamlarla da sürekli vurgulanır. Bayram öncesi ucuzluk, Ramazan öncesi alışveriş fikri sürekli vurgulanarak topluma yön verlir. Bu tür eylemleri yerine getirmeyen toplumdan değildir. Reklamlarda vurgulanan objelere ulaşıldığında daha mutlu olunacaktır. Ama bu arayış asla son bulmayacaktır. Benzer biçimde televizyon dizilerinde seyreden kitlenin erişemeyeceği sahte düşler sunulur. Yazarlara göre toplum gördüklerine ulaşabilmek için satın alacak ve tüketecektir. Çizgi filmlere gelindiğinde ise her sorunu vurma, kırma sövme ezme gibi kaba kuvvetle çözme anlayışı işlenmektedir. Brezilya dizileri, bol resimli dergiler topluma tüketimi aşılamaktadır. Diziler ve dergiler yolluyla topluma o mallara ihtiyaç olduğu ve bu nedenle alınmaları gerektiği fikri verilmektedir. Popüler müziği de aynı anlayışla ele alan yazarlar toplumdaki müzik beğenisinin değiştirilme çabasının nedeninin bu endüstrinin sadece sanatçılarla sınırlı kalmadığı ve radyo, televizyon, plak şirketleri, basın ve reklam gibi sektörleride ilgilendirmesi ile bağdaştırmaktadır. Yiyecek sektörüde popüler kültürden etkilenmektedir. Hazır yiyecek satan mağaza zincirleri ürettiklerinin sağlıklı ve iyi olduklarını sürekli vurgularlar, ama aslında bir standartlık yarattıklarını vurgulamazlar. "Standartlaşan tüketilen değil tüketendir". Spor bu bakış açısından ele alındığında toplumu yönlendiren unsurlardan biridir. Futbolda önemli olan topla ne kadar iyi oynandığı değil oyuna yüklenen anlamdır. Futbol yerel veya bölgesel kimliklerimizi ortaya çıkartır. İçinde bulunduğumuz sosyal çevre ve taşıdığımız sosyal kimlik yaptığımız sporlarıda etkiler. Uluslar arası karşılaşmalarda milliyetçilik ve politika ön plana çıkar. Ayrıca spor sadece sporcuların birbirleriyle mücadele ettikleri bir alan olmaktan çıkıp firmaların, reklamcıların, sponsorların birbirleri ile mücadele ettikleri bir alan haline gelmiştir. O kadar ki güzel veya yakışıklı olmayan sporcular başarılı bile sayılmamaya başlanmıştır. Bu örnektende anlaşılabileceği gibi popüler kültür estetik anlayışımıza da egemen olmuştur. Sanatın aynı anda birçok kişiye hitap etmesi beklenmektedir. Benzer biçimde dilde popüler kültürün bir parçası haline gelmiştir. İçinde bulunduğumuz sosyal seviyeyi belirtir. Kitabın daha sonraki bölümlerinde ise popüler kültürün kitle iletişimi, devlet yapısı sınıf ve güç ilişkileri açısında önemi anlatılmaktadır. Kitabı okuduğunuzda günlük yaşantımızı çevreleyen bir çok konuda düşünmeye başlıyorsunuz. Kitap da zaten okuyucusundan yaşadıkları çevreyi ve dünyayı anlamada biraz daha çaba sarf etmesini istemektedir. |
|