|
KİTABIN ÖZETİ :
Kitabın ana teması, çocukların gelişimi esnasında aileler ile çocuklar
arasında meydana gelen sorunlar ve bu sorunlar ile anne-babalar
arasındaki fikir ayrılıklarının çocuklar üzerinde yaratacağı kaostur.
Bu kaosun etkileri, birtakım metot, fikir ve yaşanmış bazı hayat
tecrübelerinden örnekler ile anlatılmaktadır.
Yazarın amacı, esas itibarıyla anne-baba ve çocuklar arasında soruna
neden olan belli başlı davranışları ortaya koyup bu davranışlara
çocukların nasıl tepki verebileceğinin tespitidir. Böylece ailelere
bu tür davranışlardan kaçınmaları için öğütler verilmektedir.
Yazara göre, anne ve babalar prensipte iyidir, yalnızca her şeyin
doğrusunu yapmayı ve çocuklarını hiçbir hata işlemeden yetiştirmeyi
istemektedirler. Yeni yetişen nesil sübje olarak ele alınmış, fakat
aynı zamanda pedagojik çalışmaların birer objesi olarak kalmıştır.
Çocuklar sadece çırak değil, aynı zamanda birer ustadır da. Çocuklar
genellikle karışık durumları çözecek basit çarelere sahiptir. Bunların
nasıl kullanılacağı çocuklara bakarak öğrenilebilir ve sonra çıkmaza
girmiş durumları pragmatik, hızlı ve kolaylıkla çözebilecek harika
teknikler elde edilebilir. Bunun için yetişkinler sadece çocukların
yorumlarına kulak vermeli, çocuksu hareketleri ve bunların anlamını
kavrayabilmeli, yaptıklarını peşin fanteziler sayarak göz ardı etmemelidir.
Çocuklar, ana - baba dikkatli birer gözlemcisidir. Onlar, anne -
babalarının çocuklarını hatasız yetiştirebilmek, idareyi ellerinde
tutabilmek için yaptıkları faydasız girişimleri hissederler. Çocuklar
plana göre yetiştirilmez. Çocuğun bebeklik döneminden çıkıp inatçılık
dönemine geçmesi de, tıpkı ergenlik dönemindekiyle benzeşen bir
meydan okumadır.
Eğitim, kaostan pek de ayrı düşünülemeyecek yapısal bir güçtür.
Bunun göreceli faktörleri ise; gerek kültürel, sosyal veya politik
genel kurallar ve gerekse de genetiğe bağlı çocukça kişilik özellikleridir.
Anne babalar için bunun anlamı, kaosu kabullenmek, bununla tedricen
başa çıkmak ve onunla birlikte yaşamayı öğrenmektir. Onu geri püskürttükleri,
algılamak istemedikleri takdirde, o normal pedagojik yaşamın içine
sürekli olarak arka kapıdan karışarak buna hükmedecektir.
Eğitim, içinde bir düzeni barındıran biçimlendirici bir güçtür.
Fakat her zaman bu düzenin nasıl işlediğini, pedagojik önlemlerin
niçin bir çocukta sonuç verirken, diğerinde vermediğini bilmeye
olanak yoktur. Demek ki, bu tür bir düzen, yaşamın yarısı iken,
diğer yarısı da kaostur. İnsan nasıl düzeni kabullenmeyi öğreniyorsa,
kendini kaosa göre ayarlamayı da öyle öğrenebilir. İnsan böyle tutarsızlıklara
dayanabildiği, yaşamı ve eğitimi bunların eksiklikleriyle birlikte
kabul edebildiği sürece, kendini yeniliklere ve henüz denenmemişe
teslim etmeye de hazır demektir. Ve bu da tıpkı çocukların çoktandır
hissettikleri gibi, anne ve babalara da cesaret verir, kaos olmazsa
olmaz.
Kitap üç ana bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde "Çevreden
kaynaklanan hatalar" adı altında beş alt bölüm bulunmaktadır.
Bu alt bölümlerde "Haylazlığın değeri", "Tembelliğin
sınırları" , "Yemek terbiyesi" , "Kavga etmeden
yatağa gitmek" ve "Düzensizlik içinde düzen" başlıkları
altında genellikle ana-babalar ve çocuklar arasındaki ilişkiye çevresel
faktörlerin etkisi irdelenmektedir.
Kitabın ikinci bölümünde "İlişkilerde denge sanatı" adı
altında üç alt bölüm bulunmaktadır. Bu alt bölümlerde "Kardeş
sevgisi - Kardeş kavgası", "Büyükanne ve büyükbaba işe
karışırsa" ve "Ana - babalar arasındaki fikir uyuşmazlığı"
başlıkları altında aile bireylerinin tümü ile çocuklar arasındaki
ilişkiler irdelenmektedir.
Kitabın üçüncü ve son bölümünde "Tüm yaşam konumlarında sağduyulu
olmak" adı altında beş alt bölüm bulunmaktadır. Bu alt bölümlerde
"Babaların zaman kıtlığı", "çalışan annelerin davası",
"Tek başına çocuk yetiştirenlerin doğaçlama yeteneği",
"Boşanma ritüeli" ve "Üvey ailelerin gelişimi"
başlıkları altında ana babaların yaşamdan kaynaklanan kendi sorunlarının
çocuklar üzerindeki etkileri irdelenmektedir.
|