|
KİTABIN ÖZETİ:
Yazar Jeffrey PFEFFER, Güç Merkezli Yönetim isimli kitabında davranışları
etkilemenin, olayların gidişini değiştirmenin, direnci aşmanın ve
insanlara başka durumda yapamayacakları şeyleri yaptırmanın yollarını,
şirketler dünyasından, çok çeşitli kuruluşlardan ve siyasetten alınma
canlı örneklerle izah ediyor. Kitap örgütlerde iktidar, iktidarın
kaynakları, etkin iktidar kullanımı için taktik ve stratejiler,
iktidar dinamikleri olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır.
Birinci bölümde iktidar, başkalarının davranışlarında gerçekleşmesini
istediğimiz bazı değişiklikleri ortaya çıkarma kapasitesi olarak
tanımlanmaktadır. Bu bölümde örgütlerin önündeki en büyük sorun
olarak, iktidarı kullanan insan sayısının çok az olması gösterilmektedir.
İşleri halletmenin yolları üç ana başlıkta toplanmıştır: Hiyerarşik
otoriteden yararlanmak, güçlü bir şekilde paylaşılan bir örgütsel
vizyon oluşturmak, iktidar ve nüfuz kullanımı. Hiyerarşinin üç sorunu
vardır; modası geçmiş bir yöntem oluşu, görevimizi yerine getirmek
için doğrudan bizim emir zincirimiz altında yer almayan kişilerle
iş birliği yapma zorunluluğumuz ve piramidin tepesindekinin yanılma
olasılığı. Örgütsel vizyon oluşturmak ise zaman ve emek isteyen
bir iştir. Bu örgütsel vizyon kriz dönemlerinde işlemeyebilir. Bu
nedenle askeri kurumlarda vizyonun yanında emir-komuta zincirine
ve emirlere uymayı öngören bir geleneğe gerek vardır. İktidar ve
nüfuz kullanımında ise resmi otoriteniz olmadan ya da resmi otoriteye
başvurmadan da işleri halledebilirsiniz.
Kitapta, "İktidar ne zaman kullanılır?" sorusunun cevabı
şu şekilde verilmektedir: "Karşılıklı bağımlılığın bulunduğu
koşullarda, görüş ayrılıklarının bulunduğu ortamlarda, konunun önem
derecesinin yüksek olduğu durumlarda kullanılır."
İkinci bölümde, iktidarın kaynakları incelenmiştir. İktidar "doğru"
yerde olmaktan kaynaklanır. Ama neresidir doğru yer? İyi bir yerin
ya da konumun size şunları sağlaması gerekir;
a) Yandaş edinmede kullanılabilecek bütçe, fiziksel mekan ve mevki
gibi kaynaklar üzerinde denetim,
b) Enformasyon üzerinde denetim,
c) Resmi otorite.
Üçüncü bölümde, etkin iktidar kullanımı için taktik ve stratejiler
üzerinde durulmuştur. Bu bölümde üzerinde durulan taktik ve stratejiler
şunlardır:
Çerçeveleme:
Bakış açımız ne gördüğümüzü etkiler. Nasıl resimleri çerçevelere
yerleştirirsek, sorunlar ve eylemler de çerçevelere yerleştirilir;
bunları görme ve değerlendirme tarzımıza yön veren bağlam sonraki
gelişmeleri belirler. Bir sorunun nasıl bir çerçevede ele alınacağını
saptamak, çoğu zaman, çıkacak kararı belirlemek anlamına gelir.
Dolayısıyla bağlamı ortaya koymak, iktidar ve nüfuz kullanımı açısından
kritik bir stratejidir. Örneğin yapılıp yapılmayacağı tartışma potansiyeli
olan bir ortamda, projenin nasıl yapılacağı yönünde çerçeve belirlenirse,
çoğunlukla insanlar nasıla odaklanıp nedeni unutacaklardır.
Kişiler arası etkileme süreçleri:
Örgütler, birbirlerinden kopuk bireylerin kendi başlarına buyruk
bir şekilde kararlar alıp eyleme geçtikleri yerler değildir. Her
şeyden önce, insanların iş arkadaşlarıyla etkileşim içine girdikleri
toplumsal zeminlerdir. İş arkadaşlarımızın söylediklerinden, yaptıklarından
etkileniriz ve buna toplumsal kanıt etkisi denir. Örgütte güç kullanmak
isteyen liderler toplumsal kanıt etkisini kullanarak düşüncelerinin
ve kararlarının tüm örgüt tarafından kabul edilmesi için seçtikleri
ajanları diğer örgüt üyelerini etkilemek üzere onların arasına gönderirler.
Böylece aslında sadece güç kullanan liderin inandığı görüşler tüm
örgütün inançlarıymış gibi ele alınır ve kimse aksi davranmak istemez.
Çünkü tüm örgüt böyle düşünüyor ise doğrudur inancı veya aksini
yaparsam dışlanırım korkusu onu bu sürece iter.
Zamanlama:
İktidar ve nüfuz kazanmaya yönelik taktik ve stratejileri uygularken,
sadece ne yapacağımız değil, bunu ne zaman yapacağınızı da belirlemeniz
büyük önem taşır. İyi zamanlanmış eylemlerde başarı şansımız artarken,
aynı eylemlere daha talihsiz bir anda girişirsek en küçük başarı
şansımız olmayabilir. Zamanlamayla ilgili taktiklerden birkaç örnek
verecek olursak bunlardan bir tanesi "geciktirme"dir.
Bir şeyi durdurmanın en iyi yollarından biri onu geciktirmedir.
Bir şeyi geciktirmenin son derece etkili bir yolu da daha fazla
inceleme veya düşünme süresi talep etmektir. Başka bir taktik "bekletme"dir.
Kimin kimi bekleyeceği, bir toplumsal sistemdeki iktidar dağılımına
göre şekillenir. Başkalarını bekletmek ya da beklemeyi reddetmek
sadece bir iktidar simgesi değildir, aynı zamanda gücümüzü artırmakta
kullanabileceğimiz bir taktiktir. Bir yere gecikmekle dikkatleri
üzerinize çekerseniz bu yolla elde ettiğiniz görünürlük size nüfuz
kazandırabilir. Keza başkalarını bekletmeniz de insanların onlar
üzerindeki örtük gücünüzü fark etmelerini sağlar. Yine başka bir
taktik "zaman sınırlamaları"dır. Zaman sınırlamaları her
zaman üstünlüğü elinde tutan tarafın lehine çalışır. Toplantılarda
tartışma belirli bir karara doğru yönelmeye başladığında, o karardan
yana olan kişinin "hemen bir karar vermeliyiz" diye ortaya
çıkmasının nedeni budur.
Enformasyon ve Analiz Politikası:
Enformasyonun ve enformasyonla gelen kesinliğin bir iktidar kaynağı
olduğu kuşkusuzdur. Enformasyon çok önemli bir politik stratejinin
analiz aracılığıyla yolumuzu açma stratejisinin parçası olarak kullanılabilir.
İstediğimiz kararları alabilmek için enformasyona ihtiyaç duyduğumuza
göre, örgütlerde işleri sonuca götürmek için, hedeflediğimiz hareket
tarzını destekleyen olguları elde etme becerisini kazanmamız gerektiği
açıktır. Gerek duyduğumuz olgulara kimi zaman sosyal ilişkilerimiz
ve destekçilerimiz yardımıyla ulaşırız, kimi zaman da şirket dışından
bir uzmanı örneğin bir danışmanlık firmasını devreye sokarak istediğimiz
cevapları elde ederiz. Rasyonel karar süreçlerine gerçek değilse
de görünüşte duyulan ihtiyaçtan ötürü, iktidar ve nüfuzla ilgili
çekişmelerde enformasyon ve analiz önemli stratejik silahlar olarak
iş görür. Bu mücadelelerde güçlü dış uzmanları devreye sokmak ve
bunu inandırıcı bir şekilde, bir tarafsızlık görüntüsü yaratarak
yapabilmek, etkili bir stratejidir.
İktidarı Pekiştirmek İçin Örgütsel Yapıyı Değiştirmek
Örgütsel yapı ile iktidar arasındaki bağlantılar dikkate alınırsa,
iktidar kazanmaya yönelik yapılabilecek yapısal değişiklikleri sıralayacak
olursak; muhalefeti bölerek yönetmek için örgütsel yapıya başvurabilirsiniz.
Kaynaklar ya da enformasyon üzerinde daha fazla denetim kazandıracak
konumlara kendinizi ya da müttefiklerinizi yerleştirerek iktidarınızı
pekiştirmek için örgütsel yapıyı kullanabilirsiniz. Yetki tanımları
örgütsel yapıya bağlı olarak belirlendiği ölçüde, başkalarını kendi
tarafınıza çekmek ve sizin girişimlerinizi desteklemelerini sağlamak
için örgütsel yapıdan yararlanabilirsiniz.
Sembolik Eylemler: Dil, Törenler ve Ortamlar
İnsanlar mantıkla ikna edilir, ama duygularla etki altına alınır.
İktidar ve nüfuzun başarılı tatbikatçıları dili, sembolleri, törenleri
ve ortamları hünerli bir şekilde kullanarak insanların yaptıkları
şey konusunda kendilerini iyi hissetmelerini sağlarlar. Dil çok
güçlü bir etkileme aracıdır ve politik dil her türlü örgütte iktidar
kullanımının vazgeçilmez bir unsurudur. Örneğin hükûmetin vergileri
artıran bir yasaya "Vergi Adaleti ve Mali Sorumluluk Yasası"
adı vermesi, politik dil kullanılarak yapılmak istenilenin nasıl
tepki çekmeden yapılabileceğine bir örnektir.
Dördüncü bölümde; iktidar dinamikleri başlığı altında, iktidar
kaybına yol açan nedenler incelenmiştir. Sonuç olarak güç merkezli
yönetim, hemen her örgütün farklı çıkarlar barındırdığını bilmek
demektir. Dolayısıyla, yapacağımız ilk işlerden biri, politik yapıyı
inceleyerek belli başlı çıkarları ve örgüte ağırlığını koymuş önemli
politik birimleri saptamak olmalıdır. Bu farklı birim ve bireylerin
bizim için önem taşıyan konularda ne gibi görüşlere sahip olduğunu
öğrenmek; ayrıca onları bu perspektifi benimsemeye iten nedenleri
anlamak demektir. Güç merkezli yönetim, işlerin altından kalkabilmek
için size karşı çıkanların sahip olduğundan daha fazla güce ihtiyaç
duyduğunuzu bilmek demektir. Güç merkezli yönetim, örgütlerde iktidar
edinmeye ve kullanmaya yarayan taktik ve stratejileri zamanlamanın
önemi, örgütsel yapıdan yararlanmanın yolları, bağlanmanın toplumsal
psikolojisi ve diğer etkileme yöntemlerini bilmek demektir. Yazar
yukarıda arz edilen konulara örneklerle anlatarak açıklama getirmektedir.
|