| Lozan Konferansı genel toplantısı 21 Kasım 1922 günü
yapılmıştır. Bu konferansta Türkiye Devleti'ni İsmet Paşa Hazret1eri
temsil etti. Trabzon Milletvekili Hasan Bey ve Sinop Milletvekili
Rıza Nur Bey, İsmet Paşa' nın başkanlığındaki delegeler hey'etini
oluşturuyordu.
Hey'etimiz, Kasım 1922 başlarında Lozan'a gitmek üzere Ankara'
dan ayrıldı.
Efendiler, iki dönemden ibaret olup sekiz ay devam eden Lozan Konferansı
ve sonucu dünyaca bilinen bir husustur.
Bir süre Ankara'da Lozan Konferansı görüşmelerini takip ettim.
Görüşmeler hararetli ve tartışmalı geçiyordu. Türk haklarını tanıyan
olumlu bir sonuç görülmüyordu. Ben bunu pek tabiî buluyordıım. Çünkü,
Lozan barış masasında ele alınan meseleler yalnız üç dört yıllık
yeni devreye ait ve onunla sınırlı kalmıyordu. Yüzyılların hesabı
görülüyordu. Bu kadar eski, bu kadar karışık ve bu kadar kirli hesapların
içinden çıkmak, elbette, o kadar basit ve kolay olmayacaktı.
Efendiler, bilindiği üzre, yeni Türk Devleti'nin yerini aldığı
Osmanlı Devleti, Uhud-ı Atîka adı altında birtakım kapitülasyonların
esiri idi. Hristiyan halkın birçok hakları ve ayrıcalıkları vardı.
Osmanlı Devleti, Osmanlı ülkesinde oturan yabancılara karşı yargı
hakkını uygulayamazdı; Osmanlı vatandaşlarından aldığı vergiyi,
yabancılardan alması engellenmiş bulunuyordu. Devletin varlığını
kemiren ve kendi sınırları içinde yaşayan azınlıklarla ilgili tedbirler
alması mümkün değildi.
Osmanlı Devleti, kendisini kuran temel unsurun, Türk milletinin,
insanca yaşamasını sağlayacak tedbirleri alma bakımından da engellenmişti;
memleketi imar edemez, demiryolu yaptıramazdı. Hattâ okul yaptırmakta
bile serbest değildi. Bu gibi durumlarda yabancı devletler hemen
işe karışırlardı.
Osmanlı hükümdarları ve çevresindeki yakınları debdebe ve gösteriş
içinde yaşayabilmek için memleket ve milletin bütün servet kaynaklarını
kuruttuktan başka, milletin her türlü çıkarlarını feda etmek, devletin
haysiyet ve şerefini ayaklar altına almak suretiyle birçok dış borçlar
yapmışlardı. O kadar ki, devlet bu borçların faizlerini bile ödeyemeyecek
duruma gelmiş, dünya gözünde "müflis" sayılmıştı.
|