| Gerçekten, Konya'da bulunan 2' nci Ordu Müfettişi Cemal
Paşa'nın on gün için izinli olarak İstanbul'a gittiğini dört gün önce
öğrenmiş ve hayret etmiştim.
Cemal Paşa ile, Samsun'a çıktığım günden beri millî davayı gerçekleştirmek
için işbirliği yapmak, askerî ve millî hazırlıklara girişmek ve
teşkilât kurmak konularında haberleşmelerimiz vardı. Kendisinden,
ümit verici olumlu cevaplar almıştım.
Benimle bu tarzda ilişki kurmuş olan bir komutanın, kendi kendine
izin alıp İstanbul'a gitmesi, akıllıca bir iş olmamak gerekirdi.
Bu sebeple 5 Temmuz 1919 tarihli şifre ile, Konya'da 12' nci Kolordu
Komutanı Salâhattin Bey'e şu iki maddeyi yazdım :
1- Cemal Paşa 'nın on gün için İstanbul'a hareketinin gerçek sebebini
açıkça ve çok acele olarak bildirmenizi;
2 - Zâtıâlînizin hiçbir sebep ve suretle oradaki birliklerin başından
ayrılmanız doğru değildir. Bu konuda Fuat Paşa ile de haberleşerek
en kötü ihtimale karşı tedbirler almanız gereklidir. Her gün durumunuz
hakkında kısa bilgiler vermenizi rica ederim.
Aynı şifrenin suretini aynı tarihte Ankara'da bulunan Fuat Paşa'ya
da bildirdim.
Salâhattin Bey'in Konya'dan 6/7 Temmuz tarihinde, yani Refik Hâlit
Bey'in Konya Valisi Cemal Bey' le telgraf başında konuştuğu sırada,
cevap olarak verdiği şifreli telgrafta "Cemal Paşa, İstanbul'da
bazı kimselerle temas etmek ve ailesiyle görüşmek üzere on gün için
ve kendi isteği ile izinli olarak İstanbul'a gitmiştir" denilmekte
idi.
Cemal Paşa gitti, fakat gelemedi. Kendisini çok zaman sonra Ali
Rıza Paşa kabinesinde Harbiye Nâzırı olarak göreceğiz.
|